Ana içeriğe atla

Neden Manifest Çoğu İnsanda Çalışmaz?

Manifest konusu bu kadar popülerken, şu cümleyi söyleyen insan sayısı da bir o kadar fazla:

“Ben denedim ama bende işe yaramadı.”

Aslında dürüst olalım manifest çalışmıyor değil, çoğu insan onu yanlış yerden deniyor.

Sorun evrende, enerjide ya da yeterince istememekte değil. Sorun, manifestin ne olduğunun en baştan yanlış anlaşılması.

Bu yazıda sık duyulan motivasyon cümlelerinden değil, çoğu yerde pek konuşulmayan bir yerden bakacağız. Çünkü bazı gerçekler kulağa hoş gelmez ama hayatı gerçekten değiştirir.


İnsanlar manifesti bilinçle değil, kaçışla kullanıyor

Manifest, pek çok insan için şuna dönüşmüş durumda:
“Hayatım zor, bunu düşünerek değiştireyim.”

Ama burada temel bir çelişki var. Manifest, gerçeklerden kaçmak için değil, onlarla temas kurmak için çalışır. Oysa birçok kişi:

  • Borcunu görmezden gelir
  • İlişkisindeki problemi yok sayar
  • Kendi davranışlarını sorgulamaz

ve ardından sadece güzel cümleler kurar. Hayat söylenenleri değil yaşanan gerçeği referans alır. Gerçekle teması kopmuş bir zihin, ne kadar olumlu düşünürse düşünsün sonuç üretemez.


Zihin isterken, beden başka bir şeye alışmıştır

Bu nokta çoğu zaman gözden kaçar. Bir insan bilinçli olarak “bolluk istiyorum” diyebilir.
Ama bedeni şuna alışmıştır:

  • Sürekli eksiklik hâlinde kalmaya
  • Kaygıyla karar almaya
  • Güvende olmamayı normalleştirmeye

Ve burada kritik gerçek devreye girer:

Manifest alışılmış hâlin gücüyle çalışır ve alışkanlıklar, niyetlerden çok daha güçlüdür. Eğer bedenin tanıdığı temel duygu “sıkışıklık” ise zihnin söylediği “bolluk” cümlesi sistem tarafından ciddiye alınmaz. Çünkü hayat şuna bakar:

Bu kişi ne söylüyor değil, neyi tekrar tekrar yaşıyor?


İstemekle hazır olmak aynı şey değildir

İstemek kolaydır, hazır olmak ise rahatsız edicidir. Hazır olmak:

  • Eski düzenin çözülmesine izin vermeyi
  • Alışılmış kimliğin çatlamasını
  • Bazı ilişkileri, rolleri ve konfor alanlarını geride bırakmayı gerektirir

Birçok insan yeni bir hayat ister ama eski benliğini korumak ister. İşte manifest tam olarak burada durur. Çünkü manifest yalnızca yeni bir sonuç değil o sonucu taşıyabilecek yeni bir iç yapı ister.


Bastırılan duygular manifesti bloke eder

Sürekli pozitif olmaya çalışmak sanılanın aksine süreci hızlandırmaz. Bastırılan her duygu sistemi kilitler. Öfke, kırgınlık, güvensizlik, yas… Bunlar yokmuş gibi davranıldığında enerji yükselmez. Manifest çalışmadığında çoğu insan daha fazla olumlama yapar. Oysa bazen ihtiyaç olan şey;

  • Kabul
  • Yas
  • Gerçek bir yüzleşmedir.

İnsan kendine dürüst olmadıkça, hayat ona yeni bir gerçeklik sunmaz.


Manifest bir ritüel değil, bir yaşam hizasıdır


En büyük yanılgı burada ortaya çıkar. Manifest:

  • Mum yakmak
  • 21 gün yazı yazmak
  • Aynaya bakıp cümleler tekrarlamak
    değildir.

Bunlar sadece araçtır. Asıl belirleyici olan;

  • Günlük kararların
  • Verilen tepkilerin
  • Kendinle kurduğun iç konuşmaların istenen hayatla aynı yönde olup olmadığıdır.

Hayat, neyi arzuladığını değil neyi tekrar tekrar seçtiğini büyütür.


Peki neden bazı insanlarda çalışıyor?

Çünkü onlar;

  • Kendilerini kandırmıyor
  • Rahatsız edici gerçeklerden kaçmıyor
  • Alışkanlıklarını, sınırlarını ve davranışlarını değiştiriyor

Ve çoğu zaman bunun adına “manifest” bile demiyorlar.


Sonuç olarak

Manifest çoğu insanda çalışmıyor çünkü ondan bir mucize bekleniyor. Oysa manifest bir hızlandırıcıdır. Zemin yoksa etkisi de yoktur.

Hayat seni ikna etmeye çalışan cümlelere değil, hayatını her gün nasıl yaşadığına bakarak cevap verir.

Ve gerçek dönüşüm, bir şeyleri istemekle değil artık eski hâlinde kalmamayı seçtiğin anda başlar.

 

Yorumlar