Ana içeriğe atla

Bolluk Bilinci Nedir? Bereket Neden Bazı İnsanlara Daha Kolay Akıyor?

 

Eskiden şunu gözlemliyordum: bazı insanlar çok çalışıyor, iyi niyetle, samimi bir emekle ama yeterince para bir türlü akmıyor hayatlarına. Öte yandan bir başkası, belki o kadar da fazla koşuşturmuyor ama fırsatlar sanki onu buluyor, kapılar açılıyor, para akıyor.

Bu eşitsizliğe bakarken içimden hep şu geçiyordu: 

Acaba fark nerede?

Uzun süre buna şans dedim geçtim. Ama artık öyle düşünmüyorum. Çünkü gördüm ki bu insanlar parayla farklı bir ilişki kuruyorlar. Zihinleri farklı çalışıyor. İçlerinde farklı bir ses var.

Buna bolluk bilinci deniyor. Ve bu yazıda hem bunun ne olduğunu, hem de nasıl geliştirilebileceğini  nörobilimin söyledikleriyle birlikte  paylaşmak istiyorum.

 

Bolluk Bilinci Nedir? 

Önce bir şeyi netleştirelim: bolluk bilinci, bankanızdaki para miktarıyla ilgili değil.

Tanıdığım insanlar arasında çok az parayla geniş bir iç dünyayla yaşayanlar var. Çok parayla sürekli yokluk hisseden insanlar da var. Fark dışarıda değil, içeride başlıyor.

 

Kıtlık bilinci içinizde şöyle konuşur:

         Yeterince yok. Benim payım sınırlı.

         Para zor kazanılır.

         Birine gelirse diğerinden gider. ( Sanki dünyadaki para sabit bir pasta)

         Çok istemek ayıptır. Ben kim oluyorum ki?

 

Bu sesler tanıdık geliyorsa, yalnız değilsiniz. Çoğumuz bu seslerle büyüdük. Ve bunlar fark edilmeden davranışları şekillendiriyorlar. Risk alamıyorsunuz, yatırım yapamıyorsunuz, para kazanınca bile harcamaktan suçluluk duyuyorsunuz.

Çünkü beyin, büyük ihtimalle bolluğu tehlikeli bir şey olarak kodlamış.

 

Bolluk bilinci ise farklı konuşur:

         Kaynak üretilebilir. Pasta büyütülebilir.

         Değer üretirsem karşılığını alırım.

         Para bir araç. O beni tanımlamıyor, ben onu yönlendiriyorum.

 

Tek bir cümleyle söylemek gerekirse: kıtlık bilinci "Elimde ne kaldı?" diye sorarken, bolluk bilinci "Nasıl daha fazla değer üretebilirim?" diye sorar.

Peki Beyin Bolluğu Neden Reddeder? (Nörobilim Ne Diyor?)

Bunu anlayınca birçok şeyin yerine oturduğunu hissettim. Beyin, tanıdık olanı güvenli kabul eder. Yani eğer büyürken para hakkında şu mesajları aldıysanız;

         Para insanı bozar.

         Zenginler güvenilmez insanlardır.

         Bizim gibi insanlar zengin olmaz.

         Çok istemek aç gözlülüktür.

 

Beyniniz büyük ihtimalle bolluğu bir tehdit olarak işaretlemiş. Ve şimdi bilinçli olarak "Zengin olmak istiyorum" derken, bilinçaltı düzeyde buna direnç gösteriyor.

Kendinizi farkında olmadan sabote ediyor olabilirsiniz. Yatırımı erteliyorsunuz, fırsatı kaçırıyorsunuz, tam sıçramak üzereyken geri çekiliyorsunuz.

Bu durumda sadece olumlama yeterli olmaz. Önce hangi inançların içinizde kök salmış olduğunu görmeniz gerekiyor.

Kök inançlara dokunmadan yapılan her para çalışması, çürük bir zeminin üstüne kat çıkmak gibidir.

 

Öyleyse Bolluk Bilinci Nasıl Geliştirilir? 

Şunu baştan söyleyeyim: bu bir gecede olmuyor. Ama sistemli ilerlenirse küçük değişimler, zamanla çok büyük farklar yaratıyor.

 Şimdi adım adım bolluk bilincini inşaa edelim.

1. Parayla İlgili İlk Anılarını Yaz

Çocukluğunuzda parayla nasıl bir ilişki kurdunuz? Şu soruları kendinize sorun:

         Evde para konuşmaları nasıldı? (Gergin mi, rahat mı?)

         Bir şey istediğinizde nasıl hissederdiniz? (Suçluluk mu, hak mı?)

         Zengin insanlar hakkında ne söylenirdi?

 

Bu egzersizi hafife almayın. Kâğıda dökülen şeyler, zihinle yüzleşmenin en güçlü yollarından biri. Unutmayın göremediğinizi değiştiremezsiniz.

 

2. Kıtlık Düşüncelerini Yakalayın

Gün içinde şu cümleleri ne sıklıkla kurduğunuza dikkat edin.

         Buna param yetmez zaten.

         Ben o seviyede değilim.

         Şimdi sırası değil, ileride belki...

 

Her yakaladığınızda kendinize şunu sorun: 

"Bu gerçekten doğru mu, yoksa eski bir program mı çalışıyor?"

Bu soru küçük görünüyor ama etkisi büyük. Tepkisel düşünce ile bilinçli düşünce arasına bir nefes alanı açıyor.

 

3. Değer Üretimine Odaklanın

Bolluk bilinci sadece "Para istiyorum" demek değildir. Asıl soru şu: 

"Ben şu an hangi değeri üretiyorum?"

Ekonomik sistemlerde para, temelde değer transferidir. Ne kadar net ve somut değer üretirseniz, para da o kadar doğal bir şekilde hayatınıza girmeye başlar. Bu soyut bir düşünce değil, oldukça somut ve işleyen bir mekanizmadır.

 

4. Küçük Bolluk Pratikleri Oluşturun

         Elinizdekiler için gerçek bir şükran duyun. Ama mekanik değil, hissederek.

         Küçük de olsa düzenli bir yatırım alışkanlığı edinin.

         Kendinize gelişim bütçesi ayırın.( kurs, kitap, mentorluk)

         Gelirinize saygı gösterin asla küçümsemeyin.

 

Beyin tekrar tekrar gördüğüne inanır. Sürekli eksikliğe odaklanırsanız, eksiklik olağan hale gelir. Ama küçük de olsa ilerlemeyi görmeye başlarsanız, beyin de "İşte bu benim hayatım" diye not alır ve o yönde çalışmaya devam eder.

 

Gerçek Bolluk Sadece Para Değil

Bunu özellikle eklemek istedim çünkü çok sık gözden kaçıyor. Para, çoğu zaman içsel bir genişlemenin yansıması oluyor. Gerçek bolluk şurada başlıyor:

         Fikir bolluğu ( Yeni yollar görebilmek, yaratıcılık, çözüm üretebilmek)

         Fırsat bolluğu (Etrafınıza dikkatli baktığınızda gördüğünüz açık kapılar)

         Bağlantı bolluğu (Kaliteli ilişkiler, güven ağları, birlikte büyüme)

         Enerji bolluğu (Sabahları uyanmak istediğiniz bir hayat)

 

Para çoğu zaman bu genişlemenin bir sonucu oluyor. 

 

Bereket, Algınız Değiştiğinde Akmaya Başlar

Bolluk bilinci geliştirmek şu anlama geliyor:

         İçinizdeki kıtlık hikayelerini fark etmek ve sorgulamak

         Ebeveynlerinizden ya da çevrenizden aldığınız eski para kodlarını tarafsızca incelemek

         Değer üretmeye odaklanmak

         Küçük ama tutarlı adımlar atmak

 

Zihinsel çerçeveniz değiştiğinde, bakışınız değişir. Bakışınız değiştiğinde, neyi fark ettiğiniz değişir. Ve neyi fark ettiğiniz değiştiğinde, önünüze çıkan kapılar da değişir.

Beyin, mümkün gördüğü şeyi inşa etmeye başlar. Bolluk da buradan başlıyor. Bu bir varış noktası değil. İçten dışa doğru, adım adım ilerleyen bir süreç.

Ve o süreç, bugün başlayabilir.

 

 

Yorumlar